
MARDİN GÜNLÜK BASIN RAPORU
21 Temmuz 2010
Çarşamba
YAZILI BASIN ÖZETLERİ
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı : MARDİNLIFE
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
Konu : KOSGEB Temsilcisi MÜSİAD Dost Meclisinde
Özet :
MÜSİAD Mardin Şubesinin olağan Dost Meclisi Toplantısının bu haftaki konuğu KOSGEB Temsilcisi Bülent Adıcan hazır bulunan üyeleri ayrıntılı bir şekilde bilgilendirdi.
MÜSİAD Mardin Şubesinin geleneksel Dost Meclisi toplantısına katılan KOSGEB (Küçük ve orta ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme Dairesi Başkanlığı) Temsilcisi Bülent Adıcan MÜSİAD üyelerini bilgilendirerek gelen soruları yanıtladı.
Toplantıya ev sahipliği yapan MÜSİAD Şube Başkanı Kazım AKSOY’ın açılış konuşması ve kısa bir tanışma faslından sonra Adıcan, KOSGEB’in kısaca tarihini, bölgeye sağladığı ve sağlayacağı katkıları anlatarak üyelere anlattı.
Bölgede faaliyet gösteren tüm işadamları ve esnafın vakit kaybetmeden KOSGEB’e üye olmaları gerektiğini belirten Adıcan, “KOSGEB, Bölgemiz için gerçekten çok yararlı bir kuruluştur. Bölgemizin ekonomik yönden kalkınmasında katkı ve yararı inkâr edilemez. KOSGEB’e üye olmak son derecede basittir ve herhangi bir aidatı da bulunmamaktadır, sadece her yıl üyeliğin yenilenmesi gerekir. KOSGEB’e kayıtlı olan esnaflar Cansuyu kredileri verildiğinde sadece üye olanlar istifade edebilecektir. Bu nedenle esnafımızın bir an önce üye olması menfaati gereğidir” ifadesini kullandı.
KOSGEB’in halen Şanlıurfa’ya bağlı olduğunu belirten Adıcan, “Başkanlığımız Halen Şanlıurfa iline bağlıdır, ancak en kısa zamanda Mardin’de de Merkez Müdürlüğü’nün kurulacağını ve bölge esnafına katkısının daha fazla olacağını” anlattı.
Bir soru üzerine açıklamada bulunan KOSGEB Temsilcisi Bülent Adıcan, “Esnafa ödenen kredi faizlerinin sektörlere göre değişen oranlarda ödendiğini, kredi kullanan esnafın faiz yükü altında ezdirilmediğini” söyledi.
Samimi bir havada geçen Dost Meclisi toplantısı çekilen hatıra fotoğrafı ve temennilerle son buldu.
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı : HABERLER.COM
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
Konu : Başkan Ayanoğlu: Mardin, Dünyanın Misafir Odası Olacak
Özet :
Mardin Belediye Başkanı Beşir Ayanoğlu, Mardin'in Tarihi Zenginliği, Dilleri, Dinleri, Irkları ve Kültürleri ile Hoşgörüsünün Dünyaya Yansıyacağını Söyledi.
Mardin Belediye Başkanı Beşir Ayanoğlu, Mardin'in tarihi zenginliği, dilleri, dinleri, ırkları ve kültürleri ile hoşgörüsünün dünyaya yansıyacağını söyledi. Bir çok medeniyetleri bünyesinde barındıran kenti dünyaya tanıtmak için önemli bir misyon edindiklerini belirten Ayanoğlu, Mardin'in Kürt'ü, Arap'ı, Türk'ü, Sünyani'si ile tam bir hoşgörü kenti olduğunu söyledi.
Başkan Beşir Ayanoğlu, yaptığı açıklamada, bir taraftan ezanın sesi çan sesi ile harmanlaşırken, bir taraftan farklı dinlerin ve dillerin Halil İbrahim'in sofrasını paylaşması nedeniyle dünyaya önemli mesajlar verdiğini ifade etti.
Ayanoğlu, "Venedik ve Kudüs'ten sonra dünyanın üçüncü sit alanı içinde olan Mardin'in tarihi varlıklarını korumak için bu yıl önemli projeleri hayata geçirdik. Tarihi kentin her mahallesini, ayrı bir yıkım ve onarım hamlesi ile ele aldık. Mardin Valiliği ile belediye işbirliği ile sürdürülen çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. 560 bina önümüzdeki yıldan itibaren yıkılacak. 800'ün üstündeki binanın ise fiziki görüntüyü bozduğu gerekçesi ile de bakım ve onarımdan geçireceğiz. Biz devlet imkânlarını tasarruflu bir şekilde kullanarak şu ana kadar irili ufaklı 100 adetten fazla yapıda fiziki görüntüyü Bozan duvar, çıktı betonlaşmalar, kolonlar, saçaklar, kaçak bina yıkımları yapıldı. Ama en önemlisi olan kentsel rehabilitasyon proje kapsamında bu tespit edilen 2 bin 500 üzerinde beton evi üç yıl içinde tamamen yıkılacak. Mardin neden Venedik, Kudüs, Kurtuba, Toledo olmasın. Mardin, bu şehirlerden daha eski ve daha çok tarihi varlıkları bünyesinde barındırıyor. Tarihi evleri betondan arındırdığımız zaman Mardin eski ihtişamlı görünümüne kavuşacaktır. Bu da Mardin'in Unesco'ya girme şansını daha da artıracaktır." dedi.
Mardin'in, mevcut kültürel varlıklarının bir bir onarılarak inanç ve kültür turizmine kazandırıldığını vurgulayan Ayanoğlu, "Mardin, dünya turizm merkezi haline geliyor. Artık bu zamanda herkesin elini taşın altına koyma vakti geldi. Turistlerin kenti günübirlik ziyaretleri ile doğan ihtiyaç dolayısıyla beslenme ve barınma alanında yatırımların gün geçtikçe artmasına neden oluyor. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum. Tarihi kentin tanıtılması için düzenlenen organizasyonla kentte çekilen dizi ve filmlerin turistlerin tarihi kente gelmesine vesile oluyor. Tarihi mekânları ve müzeyi ziyaret edenlerin sayısı her geçen yıl katlanarak artıyor. Mardin'in daha geniş kitleler tarafından ziyaret edilmesi için tanıtımlarımız devam edecek. Mardin'in, Dünyanın Misafir Odası olarak kabul görmesi, bizleri sevindirmiştir. İş adamlarımız kendi topraklarında yatırım yapmaya başladı. Bir yandan turizm, bir yandan sanayi alanında önemli gelişmeler yaşanıyor." şeklinde konuştu
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı : HABERLER.COM
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
Konu : Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Kutlu: En Mutlu Olacağım An Evren'in Yargı Karşısında Hesap Verdiği Andır
Özet : Mardin Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Metin Kutlu, 12 Eylül'de Yapılacak Referandumu İple Çektiğini Belirterek, "Hayatımda En Mutlu Olacağım Gün, Kenan Evren'in Yargı Karşısında Hesap Verdiği Andır." Dedi.
Mardin Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Metin Kutlu, 12 Eylül'de yapılacak referandumu iple çektiğini belirterek, "Hayatımda en mutlu olacağım gün, Kenan Evren'in yargı karşısında hesap verdiği andır." dedi.
Demokrat Partili (DP) Belediye Başkan Yardımcısı Kutlu, 30 yıl önce gerçekleştirilen 12 Eylül zulmünün en çok bölge halkına zarar verdiğini ifade ederek, "Faili meçhullerin en çok olduğu, insanlığın ayak altına alındığı yer. Eğer onun müsebbipleriyle hesap görüşeceksek değil AK Parti, şeytan bile öneri getirse destekleriz. Hiç kayıtsız şartsız, kendimiz için destekleriz. Bu fırsatı yakalamışsak 30 sene sonra bizim için büyük nimettir." şeklinde konuştu.
"ŞER SAFINA BAK: DTP, MHP, CHP"
Referanduma karşı çıkanların, Ergenekon'la işbirliği yaptıklarını belirten Kutlu, "Şer safına yani 'Hayır' eksenine bak! DTP, MHP, CHP. Biz onlarla değil aynı safta bulunmak, aynı Cennet'te bile bulunmak istemeyiz." DTP'nin kendi içerisinde çelişki içerisinde olduğuna işaret ederken Kutlu, parti tabanlarının söz dinlemeyeceklerini vurguladı.
"12 EYLÜL'ÜN EKTİĞİ ZULÜMDÜR ŞU AN BİÇTİĞİMİZ"
30 yıl önce masum insanların sorgusuz sualsiz götürülüp aylarca işkencelere maruz kaldığını söyleyen Başkan Yardımcısı Kutlu, "Vicdan sahibi bir insan, 12 Eylül'ün ektiği bir zulümdür şu an biçtiğimiz." diyerek, referanduma destek verilmesi gerektiğini belirtti.
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı : HABERLER.COM
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
Konu : Ayna'dan 'Hayır' Açıklaması
Özet :
BARIŞ ve Demokrasi Partisi(BDP) Mardin Milletvekili Emine Ayna, Anayasa Değişiklik Paketi'ni boykot edeceklerini yenileyerek, Anayasa paketinin kürt halkına hitap etmediğini söyledi.
BDP Konya İl Teşkilatı tarafından bir dinlenme tesisinde 'Dayanışma Şenliği' düzenlendi. Yerel sanatçıların sahne aldığı dayanışma şenliğinde partililer, 'zılgıt' eşliğinde halay çekti. Şenliğe katılan BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, 12 Eylül'de yapılacak olana Anayasa Değişikliği Paketi referandumune değindi. Emine Ayna, "Binlerce siyasetçi tutuklanarak mı gelecek demokrasi. Bize kızıyor diyor ki, 'barış, barış, barış' diyorlar. Biz barış demiyormuşuz aslında. Askeri operasyonların kararını veren kim ? Sınır ötesi operasyonlarını bu meclise getiren ve meclisten geçiren kim ?
Barış için silahlarını bırakıp, gelen barış grubunu tutuklattıran kim ? Kim ? Başbakan'ın kendisini değilmidir. Çıkıp meydanlarda savaş çığırtkanlığı yapan, kandın da olsa, çocukta olsa gereğini yaparız diyen Başbakan'ın kendisi değilmidir. Biz ne dedik 'tek millet, tek dil' dedik. Beğenmeyen çekip gitsin diyen, bu ırkçı, bu faşist Başbakan değil mi ? Bize demokrasi getirecek. Özel hal uygulamalarıyla, bize demokrasi getirecek. Eskiden bazı şeyler, derin devlet tarafından zorla yasa dışı yöntemlerle yapılıoyordu. Mesela JİTEM. Türkiye 7'den 77'e JİTEM'in varlığını biliyordu. Devlet yok diyordu."
ÖZEL BİRLİK JİTEMDİR
Emine Ayna, kurulması planlanan özel birliğin JİTEM olduğunu belirtti. Ayna, "Bugün Başbakan özel birlikler, kuracakmış. Nedir ? JİTEM'dir. Dün derin devletin yaptıklarını, bugün derin devletin lav etme adı altında yasallaştırıyor bu Başbakan. Aynı uygulamalar dün Türkiye'de yasa dışı iken, bugün sayın Başbakanımız sayesinde yasal hale geliyor. Bunun adı demokrasi. Yani bir insanı yasalar hükmediyorsa, öldürdüğünde onun adı cinayet olmayacak. Bir inasanı yasalların hükmediği şekilde işkence yaptığında onun adı illegal örgütlenme olmayacak, demokrasi olacak." şeklinde konuştu.
'BAŞBAKAN BANA VARSIN DAVA AÇSIN'
Emine Ayna, "Nasıl oluyarda bu Anayasa paketi, bu Anayasa'yı değiştiriyor. Neyini değiştiriyor. Kürt halkının nesine hitap edecek. Kadınların, işçi sınıfının, gençlerin hangi haklarına hitap edecek. Bir değişiklikle bu Anayasa'nın hangi özü değişecek. Hiçbir şey değişmeyeçekse, bu Başbakan, varsın bana bir dava açsın. Hangi utanmaz yüz ile bu halkın karşısında demokrasiden bahsediyor. İnsanın biraz yüzü kızarır , biraz sıkılır, insan biraz utanır, biraz utanır. "diye konuştu.
'BAŞBAKAN'A BİZİM BEYNİMİZİ KÜÇÜMSEME'
Emine Ayna, "Bir yandan saldıracaksın, bir yandan öldüreceksin, bir yandan tutuklayacaksın, bir yandan 'tek dil tek millet , tek din' diyeceksin. Diğer yandan demokrasiyi getiriyorum diyeceksin. Başbakan bizim beynimizi küçümseme, bizim aklımızı küçümseme, biz öyle akılsız beyinsiz bir halk değiliz. Bizi öyle küçümsemene izin vermeyiz. Bizimle dalga geçmeni, bizimle oynamana izin vermeyiz. Birde işin kolayını bulmuş diyor ki, BDP, CHP, MHP 'hayır' diyor. Niye öyle diyor biliyormusunuz ? Sözde bizi MHP ve CHP ile aynı kefeye koyacak. Hemde bunun üzerinden hayır diyorlar. Anayasa değişsin istemiyorlar diyecek. Buradan, o bizim aklımızı yok sayan Başbakan'a söylüyorum, kulaklarını iyi açsın, biz bu Anayasa'ya bir bütün değiştireceğiz. Hayırcı değiliz. Anayasa değişikliğine 'hayır' demiyoruz. Biz o sandığı boykot ediyoruz. Sandığı boykot etmeminizin nedeni de tam da sizin söylediğiniz şeydir. Biz Anayasa bir bütündür diyoruz."dedi.
12 EYLÜL'DE KİMSE SANDIĞA GİTMEYECEK
Emine Ayna, "Bugün BDP' ye biçilmek istenen rol ve misyon, Lozan'a gidilen biçilen roldür. Bu yüzden boykot ediyoruz. Tanımıyoruz. 20 milyon nüfusa sahip bir halk var. Statüye sahip olması gerekir. Bu Anayasa ile dayatılan Kürt halkına 'Türküm' denmesidir. Kürt halkına Türk olduğunun altına 'Evet' mühürü basması istenmektedir. Yakacakmısınız. Biz hayır demiyoruz. CHP ve MHP 'hayır' diyor. Anayasa değişmemeli onlara göre. Biz boykot edecek. O gün kimse sandığa gitmeyecek. O gün ben kimliğimle var olmak isteyen hiçbir kürt sandığa gitmemelidir. 12 Eylül'de bir kürt sandığa gidip 'evet' oyu kullanırsa, bu o kürdün, kürt kimliği, dili ve haklarıyla talebi yok demektir. Bir demokrat, sandığa giderse 'evet' oyu kullanırsa, boşuna kendine demokrat demesin. Onun herhangi bir demokrasi talebi yok demektir.
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı : MARDİNLIFE
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
ÖZET :
AKP Hakkari Milletvekili Abdulmutalip Özbek TBMM’nin dün sabahki oturumda kamuoyunda ‘taş atan çocuklar’ olarak bilinen TMK mağduru çocuklarla ilgili gündem dışı bir konuşma yaptı.
Bölge milletvekili olarak durumun vahametinin farkında olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Özbek, bu durumun düzeltilmesinde ailelerin sorumluluk alması gerektiğini belirterek milletvekili olarak en büyük sorumluluğun kendilerinde olduğunu kaydetti.
Konuşmasının devamında ‘doğusuyla, batısıyla gittiğimiz her yerde ‘bu kan dursun artık cenazeler gelmesin,’ diyen seslere kulak vermeli, kardeşlik ortamımızı güçlendirmeliyiz.’ diyen Özbek milletvekillerine ‘gelin bu ateşi hep beraber söndürelim çünkü bu akan kan kardeş kanıdır.’ diyerek seslendi.
Knuşmasında TMK mağduru çocukların dışında Kürt sorununa da değinen Özbek sorunun çözümü için sorumluluğun sadece AKP ve Başbakan’da olmadığını çözümün vicdan sahibi olan herkesin sorumluğu olduğunu belirtti.
'SİYASİ KAYGI VE ÇIKARLARIMIZI BİR KENARA BIRAKALIM'
‘Siyasi kaygı ve çıkarlarımızı bir tarafa bırakarak halkımızı omuzlarımıza yüklediği bu tarihi sorumluluğu yerine getirelim.’ Diyen Özbek bölgedeki sivil toplum örgütlerinin insani ve yapıcı çabalarına herkesin kulak vermesini istedi.
Farklılıkların tehdit olarak değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Özbek ‘daha 2 gün önce Hakkâri’ye eli kınalı gelen Afyonlu Türk gelinimle Hakkarili Kürt yeğenimi hangi siyasi düşünce ayırabilir?’ diye sordu.
VEKİLLERİ HAKKARİ'YE DAVET ETTİ
‘Yüksekova’da yapılan havaalanının bölgeye sağlayacağı turizm potansiyelini konuşuyoruz. Şemdinli’nin, Derecik’in, Çukurca’nın dünyaya açılacak sınır kapılarını konuşuyoruz Hakkari’nin Berçelan yaylalarından geçecek duble yolları konuşuyoruz. 5 yıldızlı oteller gibi hastaneler yapıyoruz. Her gün Ambulans helikopterlerle hastaları taşıyoruz köylerinden göç etmek zorunda kalan ve mağdur vatandaşlarımızı hızla köy tazminatlarını ödüyoruz. Bunları görmemek vicdansızlık olur’ diyen Özbek, artık ülkenin önünün açıldığını belirterek milletvekillerini Hakkari’de ağırlamak istediğini dile getirdi.
Milletvekillerine ‘Gelin, hep beraber çocuğu şehit olan anneden çocuğu dağa çıkan, dağda öldürülen anneye kadar, askerimize kadar polisimize kadar herkesle gidip oturalım , konuşalım duygu bağlarımızı güçlendirelim.’ Diyerek seslenen Özbek bu şekilde insanların birbirini daha iyi anlayacağını belirterek konuşmasına son verdi.
Tarih : 21.07.2010
Gazete Adı :MARDİNLİFE
Haberin Yer Aldığı Sayfa :
Muhabirin Adı :
KONU : Mardin'e aquapark'ı olan bir AVM kurulacak
ÖZET :
Çetin Ailesi, yatırımda önce İstanbul'u seçen, ardından tüm birikimini Mardin'e yönlendiren isimlerden. Yem ve bulgur fabrikası yatırımlarından sonra aile, şehre kongre salonu ve aquapark'ı olan bir AVM kuracak
Çetin Ailesi, sanayi ve ticaret hayatına 1992'de İstanbul'da başladı. Mardinli aile, burada iddialı bir tekstil fabrikası kurdu. İşler zamanla o kadar ilerledi ki Colorada ve Pause markalanyla önce güney Afrika'ya ihracata başladılar. Sonra ihracat yelpazesini Avrupa ve Rusya ile geliştirdiler. Ancak, 2001'den itibaren tekstil piyasa-sında esen kötü rüzgarlar, 2008'de Çetin Ailesi'ne fabrikayı kapattırma karan aldı.
Mardin'e ilk fabrikayı 2000'de kurdu
Ancak, dokuz yıl önce sanayiye İstanbul'dan giren Çetin Ailesi, zaten 2000 yılında yönlerini yavaş yavaş çevirmeye başladıkları Mardin'e bir fabrika kurmuşlardı. Yani, onlar için artık sanayi, doğup büyüdükleri memlekete daha çok yatırım yapmanın zamanı gelmişti. 2000'de kurdukları yem fabrikasına Gülce ismini verdiler. 10 bin metrekare üzerinde aylık 10 bin ton kapasiteyle kurdukları fabrika, Mardin'in yemdeki üçüncü ismi oldu.
Ardından 2006 yılında Hasat Gıda'yı kurdular ve bir yıl sonrasında 10 bin metrekare açık alanda 3 bin metrekare kapalı alanda saatte beş ton üretim kapasiteyle faaliyet gösteren fabrikaya hayat verdiler.
Ama, bu iki fabrika Çetin Ailesi'ne yeterli gelmedi ve Hasat Bulgur ile Gülce Yem'in Yönetim Kurulu Başkanı Bedirhan Çetin ve Genel Müdür olarak görev yapan kardeşi Çetin, sfeyinin çok uzağında biratmaya başladılar.
Çetin Ailesi, bugünlerde Mardin Havaalanı' nın çok yalanlarında kuracakları Mardin Airport Alışveriş Merkezi isimli projeleriyle meşguller. İçinde batıdaki büyük şehirlere fark atacak kadar iddialı donanımların yer alacağı, ama özellikle aquapark ve kongre salonuyla fark atacağı şimdiden ortaya çıkan bu proje için ayırdıkları bütçeyi Ahmet Çetin, yaklaşık 20 milyon TL olarak bildiriyor.
'Modern bir mimari olacak, çünkü..'
Çetin, projenin aniden ortaya bir fikir olmadığının altım çiziyor. Akıllarına ilk düştüğü andan itibaren üzerinde milim milim çalıştıkları bu projenin sadece fizibilitesi için üçdört yıl zaman ayırdıklarını söylüyor.
Projenin mimarisine gelince oldukça modern ve Mardin'in taş mimarisinden uzak olduğunu belirtelim. Mardin'in taş mimarisinden esinlenmeler olmamasının nedeni olarak Ahmet Çetin, şunları söylüyor:
"İnsanlar, eski Mardin'de zaten yoğun bir şekilde bu dokuyu yaşayacaklar. Şehrin uzağında, havaalanının hemen yakınında yer alan bu projenin de modern olmasını arzuladık. Bir farklılık yaratacak. Havaalanına yalan olması da modern mimariyi tercih etmemizdeki bir başka nedendi."
BULGURDAKi MAKUS TALİH YENİLECEK Mİ?
Çetin Ailesi, enerjilerini Mardin Air AVM'ye yönlendirmiş olsa bite özellikle bulgur konusunda son derece iddialı oldukların belirtelim. Irak ve Suriye'ye 2007'den beri ihracat yaptıklannı belirten Ahmet Çetin, üretim de yüzde 80'ini ihraç ettiklerini ve bu piyasada sat Günü Bulgur ve Mardin Sılam olmak üzere iki markayla yer aldıklannı belirtiyor. Bu da Çetin, bulguru 2.5 kilo olarak paketleyerek yurtiçindeki ünlü marketlerin raflarına girme hazırlıklarını sürdürdüklerini ifade ediyor.
Bu arada hemen belirtelim Mezopotamya'nın en verimli topraklarının yer aldığı coğrafyada bulunan Mardin'de hiç istisnasız Türkiye'nin en kaliteli bulgur türü yetişiyor. Bölgede 10 bulgur fabrikası yer atıyor. Ancak şehrin, henüz markalaşma açısından ba h olduğu söylenemez. Ahmet Çetinin s dikleri de bunu doğrulayacak nitelikte; gurda daha çok paketleme yapan Gaziantep'in ismi anılır. Ama temel hammaddesini buradan alır."
|