18 ARALIK 2009 - DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 2010 MALİ YILI BÜTÇESİ HAKKINDA AK PARTİ GRUBU ADINA GENEL KURUL KONUŞMASI

                Print      Add Favorite

Creator: host   7/5/2010 2:19:44 PM         Views: 283    0    0  

Mardin Milletvekili Sayın Cüneyt Yüksel. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Süreniz beş dakika.

AK PARTİ GRUBU ADINA CÜNEYT YÜKSEL (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dışişleri Bakanlığı 2010 mali yılı bütçesi hakkında grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, kısıtlı zamanımda sizlerle, derin bir değişim sürecinden geçen küresel sistem, Türkiye'nin yeni bir yıldaki dış politika vizyonu ve öncelikleri hakkında değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye hem iç politikada hem de dış politikada yeni bir süreçten geçiyor. Bununla beraber, uluslararası sistem de derin bir değişim sürecinin içinden geçiyor. Bir tarafta insanlığın refahına katkıda bulunacak gelişmeler, diğer tarafta da karmaşık sorunlar ve belirsizlikler bulunmakta terörizmden çevre sorunlarına kadar.

Bu konjonktürde uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması için uluslararası organizasyonlar ve örgütlerde "tam etkinlik" ilkemiz çerçevesinde, başta Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Konseyi, AGİT, İslam Konferansı Örgütü gibi kuruluşlarda aktif bir şekilde katılımı sağlıyoruz. En son olarak ülkemiz, Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci'nin de dönem başkanı olmuştur.

Türkiye, dış politikasında yöntem ve uygulamalarıyla ilkeli hareket etmektedir. Biz, dış politikamızı bütüncül olarak ele alıyoruz. Mesela, Ermenistan'la normalleşme sürecimizi sadece Türkiye-Ermenistan ikili ilişkileri olarak değil, bölge olarak ele alıyoruz. Biz biliyoruz ki bölgenizde barış yoksa ülkenizde de olmaz, ülkenizde barış yoksa dünyada da barış olmaz. Dolayısıyla, yurtta sulh, bölgede sulh, cihanda sulh diyoruz.

Biz, vizyonu olan bir dış politika izliyoruz. Kriz yaratan, sorun yaratan değil çözüm üreten politikalar izliyoruz. Biz Avrupa Birliğinden bahsederken 2057'deki 100'üncü yılını kutlayacak olan Avrupa Birliğini düşünüyoruz, Türkiye'den bahsederken 2023'te cumhuriyetin 100'üncü yılındaki Türkiye'yi düşünüyoruz. Bizim dış politikada vizyonumuz, amacımız ve kararlılığımız son derece açıktır: Ulusal, bölgesel ve küresel barışa hizmet etmek.

Son dönemde çeşitli çevrelerce, maalesef, kasıtlı da olarak dile getirilen Türk dış politikasında bir eksen kayması yaşandığı yönündeki iddialar tamamen gerçek dışı ve haksız iddialardır. Bizim Irak'la, İran'la, Suriye'yle, Gürcistan'la, Ermenistan'la iletişim ve iş birliği içinde olmamızdan daha doğal ne olabilir? Aynı şekilde, bizim, İsrail'le, Filistin'le, Mısır'la iletişim ve iş birliği içinde olmamızdan daha tabii ne olabilir?

Türkiye, çevre havzalarında uyguladığı proaktif politikasıyla Kafkaslarda, Balkanlarda, Orta Doğu'da düzen kurucu bir ülke konumuna gelmiştir; bölgesel güç olmaktan küresel güç olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte olan bir ülkedir. Bunlar, Türkiye'nin dış politikasında bir eksen kaymasının değil, Türkiye'nin küresel barış için önemli bir imkân hâline geldiğinin işaretleridir.

Bakınız, Irak ile Suriye ile ilişkilerin nereden nereye geldiği ortadadır. Suriye ile ilişkilerde savaşın eşiğinden vizelerin kaldırılmasına, yüksek düzeyli stratejik iş birliği konseyi ve âdeta "iki devlet, tek heyet" şeklindeki çalışmaya dek göz kamaştırıcı bir gelişme söz konusudur. Bizim temel amacımız ekonomik karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ekonomik bağımlılıkları artırmak ve ilişkilerimizi en üst seviyeye çıkarmaktır.

Bizim ülkemizin dış politikası "komşularla sıfır sorun" ilkesine dayanmaktadır. Bu ilkenin temelinde de maksimum iş birliği yani tam entegrasyon bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizlere bu noktada bir soru sormak istiyorum: Avrupa Birliğinin komşuluk stratejisi nedir? Bakınız, Avrupa Birliğinin komşuluk politikası kapsamında hedeflediği amaçlar üç başlık hâlinde şu şekilde sıralanıyor:

Birincisi: Ortak değerler ve çıkarlar çerçevesinde siyasi iş birliğini geliştirerek özgürlük ve demokrasinin yayılması.

İkincisi: Önemli boyutta ekonomik bütünleşme sağlamak ve ekonomik reform süreçlerini desteklemek yoluyla komşu ülkelerde refah düzeyini artırmak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika ek süre veriyorum, tamamlayın lütfen.

CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - Üçüncüsü: Avrupa güvenlik stratejisiyle de paralel olarak komşu ülkelerle kalkınma, çevre, silahsızlanma ve terörizm konularında ortak çalışmalar yürüterek istikrar ve güvenliğin artırılması.

İşte, Orta Doğu'ya yönelik stratejik yaklaşımın parametrelerini yukarıdaki hususlar doğrultusunda belirleyen Avrupa Birliğinin Türkiye'yle örtüşen çıkar ve hedeflere sahip olduğu da açıkça görülmektedir.

Türkiye'nin, Avrupa Birliği, ABD, Rusya gibi küresel aktörlerle ilişkileri dış politikasında büyük önem taşımaktadır. ABD ile ilişkilerimizi stratejik ortaklığın da ötesine geçiren model ortaklığa taşıdık. Enerji arz güvenliğinden terörle mücadeleye varan geniş bir yelpazede ilişkilerimiz devam etmektedir.

Burada şunu unutmamamız gerekiyor: Barış ve adaleti savunmak, savaşmaktan çok daha güçlü bir yürek ister. İçeride adalet ve kalkınma için demokratik açılımı, dışarıda barışçıl ve proaktif politikayı destekleyenlerde

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CÜNEYT YÜKSEL (Devamla) - yani bizde bu güçlü yürek var diyorum, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yüksel.

 

Tags:

Rating People: 6   Average Rating:     
Related Articles
30 KASIM 2010 - MARDİN’DE SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM HAKKINDA GÜNDEM DIŞI GENEL KURUL KONUŞMASI(12/7/2010) 9 HAZİRAN 2010 - MARDİN'İN YENİ KALKINMA VİZYONU VE ÖZELLİKLE TURİZM POTANSİYELİ HAKKINDA GÜNDEM DIŞI GENEL KURUL KONUŞMASI(7/5/2010)